19.yy. ’ın sonlarından itibaren, dünyanın değişen sosyo -ekonomik koşulları beraberinde, zengin ve etkin bir zümreyi ortaya çıkardı. Böyle bir ekonomik sistemde, eski objelere sahip olma bir yatırım aracı ve hobi olarak kabul edildi. Bununla beraber gelen, eski halı koleksiyonculuğu da hızlı bir şekilde yayılmaya, ve antika halıların müzayedelerde en çok aranılan parçalar olmaya başladığı döneme girildi. Bu antika halılar genelde, halı dokumacılığı geleneği olmayan ülkelerde daha çok talep gördü. Bu kişiler bu eski halıları satın olarak bir şekilde, kendilerinde olmayan bir takım değerlere sahip olma özlemlerini gidermeye çalıştılar.
Ayrıca bu halılar, çok nadir parçalar oldukları için birer yatırım aracı olarak değerlendirilmekte ve alınıp-satılmaktadır. Bu eski parçalar üzerinde bazen büyük parçalar yok olmuş, aşınmış, renkleri kaybolmuş, ya da büyük delikler olabilir. Bunların tamir edilmesi bu malların satılmasını kolaylaştırdığından ( tekrar yerde veya duvarda kullanılmak üzere), parçalar orijinallerine bağlı olarak tamir edildiler .Dünyadaki halı tamirciliğinin, günümüzden ne kadar eskilere gittiğini tam olarak bilemiyoruz. Fakat, bugün Türkiye, İran, Pakistan, Mısır, Kuzey Kafkasya’daki ülkelerde farklı bir işkolu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’deki halı tamirciliği 1950’li yıllara kadar geri dönmektedir. Bu dönemde, isimlerini öğrenemediğimiz Ermeni ve Türk ustalar bu işi yapmakta idiler. Ermeni ustalar daha sonraları yanlarına Türk çıraklar alarak bu sanatı daha sonraki kuşaklara aktarmıştır.
Günümüzde, halı tamircileri, ya tek olarak yada akrabaları veya hemşerileri ile oluşturdukları gruplar halinde “merdiven altı” olarak isimlendirdiğimiz şekilde işlerini devam ettirmektedir. Büyük çoğunluğunun Maliye ve Ticaret Odasına kayıtları yoktur. Bu açıdan sadece gözlemlere dayanan ve tamirciler ile karşılıklı konuşmalarımıza istinaden, bilgilerimizi sizlere aktaracağız.
Tamir; eski tekstil parçalarının yıpranmış olanların temizlenerek, yapılış ve dokuma şeklini, kullanılmış olan malzemenin aynısı veya yakın özelliklerinde bularak aynı şekil ve desende eksik kısımlarının doldurulup, daha sonra bu kısmın bütün parça ile uygunluk sağlamayabilmesi için, yapılan tesviye işlemini kapsayan işlemler bütünüdür.
Tamir edilen parçalar arasında, halı, kilim, sumak gibi değişik dokuma türleri de vardır. Kaba dokunmuş halı ve kilimlerin tamiri daha kolay ve hızlı olabildiği gibi, halı kalitesi arttıkça, ve desene de bağlı olarak bu işlem daha da zorlaşmaktadır Yeni tamire başlamış kişiler belirli bir ustalık döneminden sonra kolaylıkla yün halıları tamir edilebilir. Ama, İpek halıların tamirleri büyük ustalık gerektirdiğinden bu işi herkes yapamaz. Ayrıca, eski ipek halılar kırılgan olduğu için çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Hatta bazı eski ipek halıların içlerinde sim işlenmiştir Belirli dönemlerden sonrada bu simler çürümektedir.
Doğu kültüründe, el halıları kullanmadan ötürü aşınma ve eskime neticesinde, zeminin en altına konularak, yeni halılar üste çıkarılmıştır. Batı kültüründe ise, 15.yy dan itibaren süregelen, çok varlıklı kişilerin servetlerini ifade etmesi açısından Türk ve Doğu halılarına sahip olma geleneği, daha sonraki dönemlerde antika değeri taşıyan eski halıları da biriktirme şeklinde devam etmektedir.
1950’lı yıllardan itibaren Türkiye’nin gelişen turizmi ve dışarı açılması ile birçok eski halıların, ülkenin değişik köylerinden toplanıp, büyük şehirlerdeki antikacı dükkanlarına, daha sonrada ülke dışındaki antikacılara satılmasına neden oldu. Özellikle 1970 ve 1980’li yıllarda Antika halı ticareti gelişti. Ve 1990’lı yıllara gelindiğinde artık eski mal çok zor bulunduğundan bu karlı iş giderek azaldı. Ama 1990’lı yıllarda, Sovyetler Birliğinin dağılması sonucunda, Türki Cumhuriyetleri ortaya çıktı. Yıllarca dışarıya kapalı kalan bu bölgelerden müthiş miktarda eski “Kafkas malı” adı altında Kazak, Dağıstan, Ermenistan, Özbek, Azerbaycan, Türkmen parçaları çok ucuz fiyatlara geldi. 1999 yıllara gelince bu parçalar da gittikçe azalmaya başlandı. Dünya pazarında böylece Anadolu malının yerine Kafkas malı yer aldı. Ve her geçen gün bu mallarda azalmaktadır. Şimdi bunların yerine ne tip halılar çıkacak bilemiyoruz. Yoksa giderek bu iş kolu yok olacaktır.
Tamirciler, Türkiye’de başta İstanbul olmak üzere Aksaray ili-Sultanhan ilçesi, Malatya, Konya, İzmir gibi değişik illere yayılmış olup, İstanbul’da ise Sultanahmet bölgesinde bulunmaktadır. Sultanahmet’te Babı-ali Çarşısı, Arasta Bazaar, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, az da olsa Kapalı Çarşı, ve Mercan gibi belirgin mekanları sayabiliriz. Sultanahmet’te tahmini 300 kişi çalışmaktadır. Sultanhan’ da ise son durumlar itibari ile 150 işyeri bulunmaktadır.
Antika işi ilk başladığı dönemlerden itibaren, tamirciler esnafın yanında bu ufak tefek tamirleri yapıyorlarken, bu mesleği öğrenerek, kendileri için çalışmaya başladılar. Kazak mallarında hızlı bir şekilde prim yapması, bunların tamirlerini de gündeme getirdi. Böylece kendi için çalışan tamirci sayısında artış oldu. gelirlerinin düşmesine pastanın bir çok kişi tarafından paylaşılmasına neden oldu. Ama iyi tamirciler, bilinen esnaflara sürekli mal yaptıklarından bir sorun yaşamamaktadırlar.
Tamirciler, ince halılarda yapılan işçilik fazla olduğundan normalden daha fazla ücret istenmektedir. Ayrıca çalıştıkları mekan önemlidir. Bazı tamirciler, dükkan kirasından ve vergiden kurtulmak için genelde kendi evlerinde çalışırlar. Yada İstanbul’da bir irtibat noktası tutarak, buraya çok cüzü bir kira öderler, ama aldıkları malı tamir için daha sonra Sultanhan’a gönderilir. Oradaki tamircilerde kendi evlerinde çalışır ve yaşarlar. Bu şekilde harici giderlerini ortadan kaldırırlar. Böylece, tamir fiyatlarını düşük seviyelerde tutabilmektedirler. Bu yörenin insanı kendi işini yapmak ister.Bu açıdan ele alındığında hemen hemen hepsinin küçük de olsa bir atelyeleri var. İşe ilk başladıklarında kendi akrabaları ile ortak iş yaparlar, nadiren ortaklıklarını belli bir süre daha devam ettirdiler. Daha sonra kendi başlarına çalışırlar.
Çalışma süresi ele alındığında bir çalışma süreleri yoktur.Gereğinde sabaha kadar çalışabilirler. Müşteri uçak ile kendi ülkesine gidecekse o zaman önemli olan tamirin bu zaman zarfında bitirilmesi gerekmektedir.
Tamir oldukça zor bir iş olduğundan ileriki dönemlerde gözlerin bozulmasına neden olmaktadır. Çalışanların büyük çoğunluğunun, işveren veya ustaları tarafından SSK gibi sosyal güvenlik bağlantıları yoktur. ve en önemlisi çoğunluğu 16 yaşın altındadır. Ayrıca, sürekli bir obje üzerinde çalıştıklarından uzun dönemde psikolojik sıkıntıları ortaya çıkmaktadır.
Çoğu tamirci işe başladıklarında fazla tecrübeli olmadıklarından ilk yapılan parçalarda fazla mükemmel bir işçilik olmamaktadır. Tamir esnasında eski yün bulmak veya renk problem yaratabilmektedir. Bazen aynı renkte yün bulunamadığından başka bir halıdan sökülerek yün tekrardan boyanmaktadır. Ve bu halı tamirinde kullanılmaktadır.
Türkiye’deki tamircilerin çoğu Aksaray iline bağlı Sultanhan ilçesinden gelmektedir. Bu arada büyük halı tüccarlarının ve halı yıkamacılarının bir kısmı da bu bölgeden gelmektedir. Bazı halı tamircilerinde, İran’dan gelmiş halı tamircileri de bulunmaktadır.
Usta-çırak ilişkisi şeklinde gelişen çalışma, tamircilerin büyük firmaların tamir atelyelerinde çalışarak belirli bir tecrübe kazanmaktadırlar. Usta yanında oturan çırak parçayı tamir etmekte, usta da tamiri kontrol etmektedir.
Tamirciler, ülkemizdeki eski antika satan halıcıların, ve yurt dışındaki eski halı koleksiyoncularının halılarını tamir etmektedir. Son zamanlarda Türklerde evlerinde eskiyen halıları tamir ettirmektedir.
Bazı tüccarlar, işçilik maliyetlerine katlanarak, yetenekli tamircileri kendi ülkelerine götürerek orada kendi dükkanlarında kendileri için çalıştırırlar. Burada, firmanın çalışma izni alması, çalışan kişinin belli bir süreden sonra çalıştığı yerden kaçıp gitmesi, ve dil problemleri gibi sorunlardan ötürü bir zaman sonra bu yöntemden vazgeçtiler. Onun yerine mallarını işçiliğin ucuz olduğu bölgelerdeki tamir atelyelerine göndermektedirler.
Halen, serbest bölgelerde bu tip tamir firmaları kurulmaktadır. Böylece eski halılar gümrüğe girmeden serbest bölgeye gelmekte, burada tamir olduktan sonra, aynı şekilde geri gönderilmektedir. Bundan ötürü, gümrükteki bütün evrak işlerinden , vergilerden kurtulmuş olunur. Bunun bir benzeri Hamburg limanında olmuştur. Burada bir çok halı satıcısı bulunmaktadır. Bu halılar aynı şekilde satıldığı için fiyatlar oldukça düşmektedir. Continue Reading…
